İkamet Yoluyla Türk Vatandaşlığı
İkamet Yoluyla Türk Vatandaşlığı

Türk vatandaşlığının kazanılması işlemleri ile ilgili esaslara 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte yer verilmektedir.
Türk vatandaşlığının ikamet yoluyla kazanılmasında müracaat makamı yerleşim yerinin bulunduğu valiliklerdir. Bu başvuru Dış Temsilciliklerimiz aracılığı ile yapılamaz.
Türk vatandaşlığını ikamet yoluyla kazanmak isteyen yabancı, aşağıdaki şartları taşıması halinde İçişleri Bakanlığı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.

a) Başvuru tarihinden geriye doğru beş yıl Türkiye’de kesintisiz ikamet etmiş olmak,
b) Kendi milli kanununa, vatansız ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini; Türk vatandaşlığını kazanmak üzere ailece müracaat etmek, Türkiye’de taşınmaz mal edinmek, iş kurmak, yatırım yapmak, ticaret ve iş merkezini Türkiye’ye nakletmek, çalışma iznine tabi olarak bir iş yerinde çalışmak ve benzeri davranışlarla teyit etmiş olmak,
d) Genel sağlık bakımından çevresi ve toplum sağlığı açısından tehlike teşkil edecek bulaşıcı bir hastalığı bulunmamak,
e) Toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği sorumluluk duygusu ile davranarak iyi ahlak sahibi olduğunu göstermek, davranışları ile çevresine güven vermek, toplumca hoş karşılanmayan ve toplum değerlerine aykırı kötü alışkanlığı bulunmamak,
f) Toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmek,
g) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelir veya mesleği olmak veya birinci derece yakınlarınca geçimini temin edeceği yönünde taahhütte bulunulmak,
h) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak.
i) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan, yukarıda sayılan şartlarla birlikte, taşıdıkları devlet vatandaşlığından çıkma şartı da aranabilir. Bu takdirin kullanılmasına ilişkin esasların tespiti Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.
 
NOT: Zorunlu kamu hizmeti, eğitim ve sağlık nedenleri hariç, son beş yıl içinde toplam 180 günü aşan Türkiye dışında kalışlar ikamette kesinti sayılır. İkamet süresinde kesintisi olanların ikamet izni başvurularında veya başka bir ikamet iznine geçişlerinde, önceki izin süreleri hesaba katılmaz. Kesintisiz ikamet izni sürelerinin hesaplanmasında, ikamet izinlerinin tamamı sayılır. Çalışma izni ve “Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi” süreleri ikamet izni sürelerinin 13 / 23 hesaplanmasında toplam süreye dahil edilir. Anlaşmalı evlilik yoluyla alınan ve sonradan iptal edilen ikamet izinleri, ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmaz.